logo
buluşma noktamız
 
 

 e-mail    e-posta
 

 
 
   

DUYURULAR

DİKKAT !

"ASLA KENDİNİZİ PİYASADA DOLAŞAN SAHTE-RUHSATSIZ, EHLİYETSİZ VE BEDAVA İŞ YAPMA VAADİNDE BULUNAN KİŞİLERE İŞLETMENİZİ TESLİM ETMEYİNİZ." AKSİ TAKDİRDE AĞIR YAPTIRIMLAR VE ZARARLARLA KARŞILAŞABİLİRSİNİZ.

---------------------------------------------------------------------------------------

2010 YILI 2. DÖNEM ASGARİ ÜCRET VE İŞVERENE MALİYETİ İÇİN TIKLAYINIZ

TBMM Genel Kurulu'nda, Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN
             Kanun No. 5904                                                                                                                Kabul Tarihi: 16/6/2009

                Bu kanunun detaylarını görmek için  http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2009/07/20090703-1..htm  sayfasını tıklatın.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

TiCARi KAZANCIN TESPiTiNDE GiDER KABUL EDiLMEYEN öDEMELER

Gelir Vergisi Kanununun 41. Maddesine Göre dirilemeyecek Giderler Ticari kazancın safi tutarının tespitinde gider olarak indirilemeyecek olan ödemeler ise Gelir Vergisi Kanununun 41. maddesinde düzenlenmiş olup bu giderlere aşağıda yer verilmiştir. GVK`nün 41 inci maddesinin ilk dört bendinde teşebbüs sahibi ile esi ve çocuklarının isletmeden çektikleri paralar veya aldıkları sair iktisadi değerler ile teşebbüsten bu kişilerce yapılan bazı ödemelerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu bentlerde yer alan düzenlemeler, isletmenin ticari varlığı ile isletme sahip ya da yakınlarının kişisel varlıklarının birbirinden ayrılması, ticari isletmeye ilişkin giderlerle, isletme sahip ya da yakınlarının özel tasarruflarının giderlerinin birbirinden ayrılması amacını taşımaktadır.

1. Teşebbüs sahibi ile esinin ve çocuklarının isletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.),

2. teşebbüs sahibinin kendisine, esine, küçük çocuklarına isletmeden ödenen aylıklar, ücretler,ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar,

3. teşebbüs sahibinin isletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler,

4. teşebbüs sahibinin, esinin ve küçük çocuklarının isletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacaklarıüzerinden yürütülecek faizler,

5. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar (Aktiflerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar cezai mahiyette tazminat sayılmaz.),

6. Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin % 0'ı (Yüzde Sıfır ) Söz konusu giderlerin yarısı indirim konusu yapılırken Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan düzenleme ile oran (0) sıfır olarak belirlendiğinden bu harcamaların tamamı gider olarak indirilebilecektir.

7. Kiralama yoluyla edinilen veya isletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından isletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları, 8. Basın yoluyla islenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddi ve manevi zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri. • Gelir Vergisi Kanununun 90. Maddesine Göre indirilemeyecek Giderler Gelir Vergisi Kanunu'nun "Matrahtan ve Gelir Unsurlarından dirilemeyecek Giderler" baslıklı 90'ıncı maddesi hükmüne göre de; gelir vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde olursa olsun vergi cezaları ve para cezaları, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler gelir vergisi matrahından ve gelir unsurlarından indirilemez.

• Özel iletişim Vergileri 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 39 uncu maddesinde düzenlenen ve 5228 Sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle kimi değişikliklere uğrayan "Özel iletişim Vergisi", aynı maddenin son fıkrasıhükmünde yer alan "Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında gider kaydedilmez ve hiçbir vergiden mahsup edilmez" hükmü çerçevesinde gelir vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecektir. Dolayısıyla dönem içinde kanuni defterlere ticari kazancın tespiti açısından gider yazılan özel iletişim vergilerinin gelir vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha eklenmesi gerekecektir. Nitekim Maliye Bakanlığı'nca 14.10.2005 tarihinde yayınlanan 19 no. Kurumlar Vergisi Sirkülerinin 4. bölümünde de aynı hususa yer verilmiş bulunmaktadır.

Örneğin; Bir işyerine ait sabit hatlı bir telefona ilişkin faturada haberleşme ücretinin 100 YTL, özel iletişim vergisi tutarının 15 YTL ve KDV tutarının ise 18 YTL olduğu bir durumda vergi matrahının tespitinde gider olarak yazılabilecek azami tutar 100 YTL olacaktır.

diğer Kanunlarda Yer Alan Hükümler

1. Mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları Katma değer Vergisi ile indirilecek Katma değer Vergisi'ni gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indiremeyecekleri, Katma değer Vergisi Kanunu'nun 58. maddesinde hüküm altına alınmıştır.

2. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde, ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğrasan isletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, bu kanunun I, III ve IV sayılı tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan ( örneğin; otomobil, motosiklet, uçak, helikopter vb. ) motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, gelir ve kurumlar vergileri matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. ( II sayılı tarifede yer alan minibüs, panelvan, otobüs, kamyon, kamyonet vb. ait motorlu taşıtlar vergileri ise gider olarak kabul edilir. ) 3. Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesinin üçüncü fıkrasına göre "S.S.K.'na ödenmeyen primler gelir ve kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider yazılamaz." Bu nedenle S.S.K. primlerinin gider yazılabilmesi için bu primlerin tahakkuku yeterli olmayıp mutlak suretle fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Ancak, Aralık ayına ait primlerin kanuni süresi olan izleyen yılın ocak ayı içinde ödenmesi durumunda gelir ve kurumlar vergisi uygulaması açısından gider olarak kabul edilecektir.

4. Kıdem tazminatları için ayrılan karşılıklar gider yazılamayacaktır. Kıdem tazminatı için karşılık ayrılması durumunda da bu tutar dönem matrahına ilave edilecek, sadece dönem içinde fiilen ödenen kıdem tazminatları gider yazılabilecektir.

• Kanunen Kabul Edilmeyen Gider Niteliğinde Olan diğer Giderler Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinde sayılmamasına karsın, aşağıda sayılan bazı giderlerin ticari kazancın tespitinde hasılattan indirilmesi mümkün değildir.

1. Çalınma, kaybolma ve dolandırıcılık nedenleriyle doğan zararlar,

2. Vadeli çekler için hesaplanan reeskontlar ile mevcut borç senetlerini reeskonta tabi tutmayıp, buna karsın alacak senetlerinin reeskonta tabi tutan kurumların hesapladıkları reeskontlar,

3. İsletmede çalışan personelin ölümü durumunda ailesi ve çocuklarına kanuni zorunluluk olmaksızın verilen yardımlar,

4. Vefat ilanları karşılığında verilen meblağlar ve çelenk masrafları,

5. Uğraş konuları ile ilgili dernek veya birliklere ödenen masrafa katılma payları,

6. Bir başka kişi veya kurum adına düzenlenmiş belgelere istinaden yapılan giderler,

7. Yasal olarak azami had belirlenmiş giderlerde belirlenen hadleri asan kısım (azami oranının üzerindeki herhangi bir oranda ayrılan amortismanlar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/8. maddesinde hüküm altına alınan haddin üstünde ödenen sendika aidatları vb.),

8. Kanunen yasaklanmış faaliyetlerin yapılmasından kaynaklanan giderler (Rüşvet, yasa dışı örgütlere yapılan bağış ve yardımlar vb.),

9. Maliyet olarak dikkate alınması gereken harcamaların doğrudan gider yazılması,

10. Dönemsellik ilkesi gereği cari yıl haricindeki geçmiş veya gelecek yıllara ait giderler,

11. Siyasi partilere ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 14/6. maddesi kapsamına girmeyen diğer gerçek ve tüzel kişilere yapılan bağışlar,

12. Kanunlarda düzenlenen özel haller hariç olmak üzere belgelendirilemeyen giderler,

13. Nedeni bulunamayan sayım ve tesellüm noksanları,

14. Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmemiş bulunan karşılıklar,

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


CEP TELEFONU OLANLAR DİKKAT

Merak edenler için ülkemizde ne kadar cep telefonu olduğunu açıklayalım. Türkiye’de 117 milyon cep telefonu var. Bunların yaklaşık 50 milyonu kullanılmıyor.

KAYBOLMA VEYA ÇALINMA

Cep telefonunuz kaybolursa ya da çalınırsa ne yapacağınızı biliyor musunuz?

“Canım sağolsun, yenisini alırım” demeyin. Olayın ciddi riskleri var.

Örneğin bulan ya da çalan kişi kendi kullanabileceği gibi, başka birine de verebilir.

Telefonunuzu kullanacak olan kişi, 2 bin 500 civarındaki abone merkezlerinden birine gider ve (sahte bir kimlikle) “sim kart” almak suretiyle, telefonunuzu kullanmaya başlar.

Telefonunuz; hırsızlık, tehdit, şantaj, terörizm veya yasa dışı başka bir olayda ya da eylemde kullanılırsa, IMEI denilen elektronik kimlik bilgisinden hareketle size ulaşılabilir...

Hemen ardından da haksız bir suçlama veya tutuklama ile karşılaşabilirsiniz.

NE YAPMAK GEREKİYOR?

Cep telefonunuzun kaybolması ya da çalınması halinde, sevimsiz bir suçlama veya tutuklama ile karşılaşmak istemiyorsanız;

1- Cep telefonunuzun IMEI numarasını, uygun bir yere kaydedin.

2- Cep telefonunuz kaybolduğunda veya çalındığında, Telekomünikasyon Kurumu Bilgi İhbar Merkezi’ni 444 97 77 veya 0312 232 23 23 numaralardan arayarak, kimlik bilgilerinizi doğrulatmak suretiyle, cep telefonunuzu geçici olarak kullanıma kapattırabilirsiniz.

3- Cep telefonunuzun IMEI numarasını bilmiyorsanız “* # 06 #” tuşlarına basın. Elektronik kimlik belgenizi ekranda göreceksiniz. O numarayı uygun bir yere kaydedin.
Çalınınca ya da kaybolunca Bilgi İhbar Merkezi’ne bildirip, olası tehlikelerden kurtulabileceksiniz.

4- Biraz daha zamanınız varsa, cep telefonunuzun arka kasasındaki IMEI numarasını bulun. İkisinin de aynı olması gerekir. Aksi halde, elinizdeki telefonun IMEI numarası klonlanmış (elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş) olabilir.

SATARKEN DİKKAT

Türkiye’de 50 milyon civarında daha önce kullanılmış, şu anda yenisi alındığı için kullanılmayan, cep telefonu var.

Bunların, elden üçüncü kişilere belgesiz satışı, son derece riskli. Telefonunuzu alan kişi veya onun sattığı kişi, yasa dışı bir eylemde ya da olayda kullandığında, sizin başınız ağrır.

İkinci el telefonların, bunu alan firmaya “gider pusulası” karşılığı satılması gerekiyor.

Gider pusulasına, sattığınız cep telefonunun IMEI numarası da yazılacak bu da sizi satışı belgelendirme yönünden rahatlatacaktır..

--------------------------------------------------------------------------------------------

    İMAJ ... İMAJ ...

Kişisel imajın kariyere etkisini artık bilmeyen kalmadı.
Peki imaja en çok neler zarar veriyor?
Halkla ilişkiler, pazarlama ve imaj danışmanlarına göre iş dünyasında imaj bozucu faktörler...

1 - İmajı engelleyen ilk özellik özgüven eksikliği. İmaj yaratmak zor bir süreç.
Bunun için öncelikle özgüven eksikliğinizi giderin.

2 - Samimiyetsiz olmayın. Risk alın ve sıradanlıktan kesinlikle uzak durun.

3 - İnsanları etkilemek için farklı olmaya çalışırken de empati kurmadan hareket etmeyin.
Empati kuramamak imajımızı da bozan en büyük etken.

4 - Saldırgan tavır, olumsuz yaklaşım ve görgüsüzlük kötü itibar oluşturan temel etkenler.
Bilgisizlikten kaynaklanan ukalalık da karşıdaki insanı doğrudan olumsuz etkiliyor.

5 - Gereksiz ve çok konuşmak: Dinlemeyi bilmemek. Olur olmadık yerde karşıdakinin sözünü
kesmek. Anlamadan her şeye cevap vermek. Sululuk derecesinde çok konuşmak.
Her sözü döndürüp dolaştırıp kendine getirmek.

6 - Her şeye itiraz etmek: Sürekli olumsuz bir tavır içinde olmak. Verilen her göreve direnmek.
Negatif bir insan olarak görülmek.

7 - Türkçeyi doğru kullanamamak: Kelimeleri yanlış yazmak ve söylemek. İş yazışmalarını
Msn dilinde yapmak. Aşırı derecede argo konuşmak. Aşırı derecede yabancı sözcük ve tamlama kullanmak.

8 - Asosyallik: İş dışında çalışma arkadaşlarına veya iş ilişkisi kurduğu insanlara zaman ayırmamak.
Sosyal ortamlarda hiç bulunmamak. Sürekli tek başına takılmak veya ortada hiç görünmemek.

9 - Kötü giyinmek: Giyimine özen göstermemek, aşırı derecede pasaklı görünmek veya tam tersi aşırı
derecede abartılı giyinmek. Ortama ve işe uygun olmayan giysiler, aksesuarlar kullanmak.

10 - Benmerkezcilik. Görgüsüz tavırlar. Özensiz görünüm. Maddiyatçı tutum.

İmajlı Günler Dileğiyle.

(Kaynak: Ufuk YURTSEVEN)